Conh22 Organik Mi? Bir Hayal Kırıklığı ve Umut Hikayesi
—
Kayseri’nin sabahları başka türlü. Güneşin ilk ışıkları kışın bile sert rüzgarlarla kesilirken, 25 yaşındaki ben, bir yandan elime sıcak bir çay alıp pencerenin kenarına otururum. Evdeki sessizliği seviyorum. Sonra gözlerim kayar, her zaman baktığım o eski kitaplıklarımdan birine. Kitaplar, defterler… ve o eski alışkanlıklarım. Günlük tutmayı bırakalı yıllar oldu ama bazen hâlâ eski defterlerime, kalemimle duyduğum hisleri dökerim. O gün, yine böyle bir sabah, bir çay içiyor ve kendime yeni bir şeyler ararken buldum kendimi. Conh22 organik mi? diye düşündüm. Bu basit bir soru gibi görünüyor, ama bazen bir sorunun cevabı, insanın hayatında düşündüğünden çok daha fazla şey açığa çıkarır.
—
Bir Yudum Doğallık Arayışı
O gün, market alışverişimi yaparken hiç beklemediğim bir şey oldu. Genelde organik ürünleri almaya çalışırım. Sebzeler, meyveler, süt… Ne bulursam. Ama son zamanlarda bu işin biraz daha karmaşık hale geldiğini fark etmiştim. Hangi ürün gerçekten organik, hangi etiket sadece bir pazarlama taktiğinden ibaret, bunu anlayamıyordum. Kayseri’de her şey taze, ama bazı ürünler var ki, etiketinde “organik” yazıyor ama içim ısınmıyor. Bugün de, markette yeni gördüğüm Conh22 markası dikkatimi çekti. Organik yazıyordu. Hemen o ürünü aldım, daha doğrusu elim kaydı diyeyim, çünkü bir yanda da bu “organik” olma meselesi kafamı kurcalıyordu.
Açıkçası, bu tür etiketlerin genelde biraz abartılı olduğunu düşünürdüm. Yani, bana göre bir ürünün “organik” olması, sadece üzerinde büyük harflerle yazmakla olmuyordu. Bunu içimden hep sorgulamışımdır. Organik mi değil mi, gerçekten doğal mı, yoksa sadece modaya uymaya çalışan bir reklam mı?
—
Bir Anlık Heyecan
Marketin ışıkları biraz solgundu, belki de o yüzden gözlerim çok net görmemişti ama Conh22’nin etiketinde yazanları okumaya başladım. “%100 doğal.” Bir yanda umut, diğer yanda şüphe vardı. Bu neydi, gerçekten doğal mıydı? Ürünün içinde ne vardı? Benim gibi birinin böyle şeyleri sorgulaması gayet normaldi, ama o an kalbimde bir heyecan hissettim. Bir anlık hevesle o ürünü sepetime attım, hem de hiç düşünmeden.
Sonra eve döndüm ve o heyecanlı anı yaşadım. Hemen mutfakta, kutusunu açmaya başladım. Gözlerim etiketin üzerindeydi, okudukça şüphelerim arttı. İyi ama gerçekten nasıl anlayabilirdim ki? Şüpheci yaklaşımlarımın, o sabah yaşadığım ufak heyecanın önüne geçmesini istemiyordum, ama işte tam da burada hissettiğim duygular birbiriyle çelişiyordu. Heyecanımı bir köşeye bırakıp, mantığımı devreye sokmaya karar verdim.
—
Hayal Kırıklığı
Ürünü denemek için bir kaşık aldım ve tadına baktım. O an her şey aniden sanki kararmıştı. Bir anlık hüsran. Tadında garip bir şey vardı, sanki ne organiklik kalmış ne de doğal bir iz. İstediğim o taze, ferah hisse sahip değildi. “Conh22 organik mi?” sorusu, birden anlamını yitirmişti. Bu sorunun cevabını almak, o kadar kolay değildi.
Bununla birlikte, bir insanın ürünü alıp hayal kırıklığı yaşaması, onun yalnızca bir tüketici olarak deneyimlediği bir şey değil. Bazen bu tür şeyler, daha derin bir duygusal bağ kurmayı gerektiriyor. Çevremdeki doğal ürünlere olan bu inançsızlık, bir yanda hayatımı daha sağlıklı yaşama isteğim, bir yanda ise bunun ne kadar zor olduğu konusundaki yaşadığım kafa karışıklığı, tüm bunları yeniden sorgulamama sebep olmuştu.
—
Umut
Sabahki o heyecanım yerini hüsrana bırakmış olsa da, içimde hala bir umut vardı. Belki de bu kaybolmuş umudu, her zaman duygusal bir genç olarak taşıyor olmamdı. Bir yandan hayatın her anında organik olanı ararken, diğer yandan kaybolan, eksik hissedilen bu şeyin ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Gerçekten doğal olan bir şeyin var olup olmadığını sorgulamak, hayatın doğal akışını sorgulamak gibiydi. Belki de bu yüzden her soruyu daha çok sorguluyorum.
Bir gün belki o gerçek organik ürünü bulurum. Belki de bu hayal kırıklıklarının ardından, içimdeki umudu kaybetmeden, sağlıklı yaşam arayışımda devam ederim. Kayseri’deki o sabah da, bir zamanlar kaybolmuş olan o özgün tadı ve anlamı geri bulacağım günler için bir umut işareti olabilir.
—
Conh22’nin Gerçek Yüzü
Sonuçta, her şeyden önce, hayatın en önemli şeylerinin etiketlerle tanımlanamayacağına inanıyorum. Conh22 organik mi diye sorarken, aslında hayatta aradığımız şeyin etiketi değil, gerçekliği olduğunu fark ettim. Gerçekten organik olan şey, etiketinde yazanlardan çok daha fazlasıdır. Doğal olmak, sadece bir etiket değil, bir yaşam biçimidir. Kimse mükemmel değildir, ve bazen ürünler de hatalar yapar. Belki Conh22 organik değildir, belki de organik olmak için çok daha fazla zaman ve emek gerektiriyordur. Ama bir şey kesin: hayal kırıklıkları ve umut arasında kalan bir insan olarak, hep daha iyisini aramaya devam edeceğim.
—
İşte, Kayseri’nin bir sabahında yaşadığım bu basit ama derin sorgulama, bana çok şey öğretti. Doğallık, sadece bir etiket değil. Ve belki de her şeyin organik olup olmadığı, aslında çok daha az önemli. Gerçek olan, buna inanmak ve her yeni günde arayışımızda biraz daha umut taşımak.